Liberal
Liberalizm ve Din Özgürlüğü, Bilal Sambur

Liberalizm ve Din Özgürlüğü, Bilal Sambur  

Yeni bir insan ve toplum yaratma iddiasını taşıyan totaliter din ve ideolojiler, birey ve özgürlük değerlerini dışlamalarından dolayı çoğu zaman liberalizmi kendilerine baş düşman olarak görmektedirler. Totaliter din ve ideolojilere mensup kimselerin, liberalizme olan düşmanlıklarının tezahür etme biçimleri çok farklıdır. İslami değerleri savunma adına “İslamcı” geçinen bazı yazarların liberalizm düşmanlıklarını örnek olarak verebiliriz. Liberalizme düşmanlık adına ortaya konan fikirlerin, çoğu zaman özgürlük ve çoğulculuk düşmanlığından başka bir niteliğe sahip olmamalarından dolayı gerçek bir talihsizlik ve zihin tutulması örneği oluşturduklarını söyleyebiliriz. 

Dini totaliter bir ideoloji olarak benimseyen, kendilerine ‘İslamcı yazar’ sıfatı verilen bazı yazarlarda iflah olmaz bir liberalizm ve özgürlük düşmanlığı görülmektedir. İslamizm adına liberalizme karşı çıkanlar, stratejik bir hatayı sürekli olarak tekrar etmektedirler. Bunlar, yanılmaz, mükemmel, hayatın her alanını en ince detayına kadar dizayn eden bir relijyonizm adına konuştuklarını vehmetmelerinden dolayı olsa gerektir, çoğu zaman liberalizm ve din arasında mukayeseler yapmakta, liberalizmi totaliter bir ideoloji ya da din düzeyinde algılamaktadırlar. İslamistler başta olmak üzere bütün relijyonistlerin liberalizm hakkındaki temel yanılgısı buradadır. Bazı İslamistlerin düzeltmeyi bir türlü başaramadıkları bu yanılgının aksine, liberalizm bir din değildir ya da hayatın her alanını düzenleme iddiası taşıyan totaliter bir ideoloji değildir. Bir din ya da totaliter ideoloji olmayan liberalizm, birey hak ve özgürlüklerinin korunması için devlet gücünün sınırlanması gerektiğini savunan siyasi bir gelenektir. Liberalizmi bir din ya da totaliter ideoloji olarak algılayıp ondan dinî bir fonksiyon ummak, illiberallikten başka bir anlama gelmemektedir.

Din ve totaliter ideolojilerin –sosyalizm gibi– belirli bir insan ve toplum projeleri vardır. Dinler ve ideolojiler, insanın ve toplumun belirli değerler çerçevesinde yeniden inşa edilmesini öngörürler ve projelerinin gerçekleştirilmesini takipçilerinden dinî vecibe ya da ideolojik sorumluluk olarak talep edebilirler. Liberalizm ise toplumu belirli bir ideolojik ya da dini değerler çerçevesinde dizayn etmeyi reddetmektedir. İnsanın ve toplumun dışarıdan müdahalelerle yaratılmasını liberalizm kesinlikle reddetmekte ve bu tür sosyal mühendislik projelerini rasyonalist ya da irrasyonalist kuruculuğun tehlikeli tezahürleri ve birer kölelik yolu olarak değerlendirmektedir. İslamizm ve sosyalizm gibi kollektivist düşünce biçimleri, belirli bir toplum ve insan modelini öngören ve bunları gerçekleştirmeye çalışan kurucu rasyonalizmin değişik versiyonlarıdır. 

Liberalizmin bir toplum projesi olmamasına karşılık relijyonist ve kollektivist inanç ve ideolojilerin ideal bir toplum ve insan modeli gerçekleştirmenin peşinde koşması, liberal ve illiberal düşünce biçimleri arasında en önemli farklardan birini oluşturmaktadır. Bu fark, liberal ve totaliter yaklaşımların özgürlükle olanla ilişkilerinin doğasını belirlemektedir. Başka bir ifadeyle liberalizm ve relijyonism (İslamizm gibi) arasındaki fark, bir nicelik sorunu değil bir nitelik sorunudur. Bireyi gerçek özne olarak gören liberalizm, bireysel özgürlük alanını dış müdahalelere karşı, İslamizm gibi relijyonist düşünce şekillerinden farklı olarak, tutarlı ve çoğulcu bir şekilde savunmaktadır. 

Bir İslamist ve liberalin, bireysel özgürlüklere ve tercihlere bakışı açısı arasında temel fark vardır. Bir liberal için, her birey kendisine özgü ihtiyaç, ideal, arzu, amaç ve arzularını tatmin eden yaşam tarzını, dinî inancını, felsefî görüşünü ya da ahlâk sistemini seçmekte özgür olmalıdır. Başka bir ifadeyle bir liberal, diğer insanların da en az kendisi kadar özgür olması gerektiğine inanmaktadır. İnsanların, devlet dahil hiçbir otoritenin baskısına uğramadan istedikleri bireysel tercihlerde bulunmaları ve o tercihlerin gereklerini özgürce yaşamaları liberal düşüncede asıldır. Kendisinden farklı olanın özgürlüğünü savunmak, liberal düşüncenin önümüze koyduğu en büyük meydan okumadır, çünkü bu özgürlük anlayışı, bir liberali çoğu zaman benimsemediği görüş ve inançları savunma gibi zor konumlara düşürmektedir. Burada savunulan belirli bir düşüncenin, yaşam tarzının veya dinin doğruluğu ya da yanlışlığı değildir. Savunulan şey bireysel özgürlüklerdir. Bir İslamist için, bireysel özgürlüğün savunulması birincil değer değildir. Diğer insanların farklı dinî, felsefî, ahlâkî ve dinî tercihlerde bulunması, onun için arzu edilen bir şey değildir ve o, bireysel özgürlükleri herkes için savunmayı bir erdem olarak görmemektedir. Onun için önemli olan, diğer insanların kendisine benzemesidir, farklılaşması değil. 

İslamistler için bireysel özgürlük kavramı asıl değildir. Onlar için önemli ve değerli olan dinî vecibelerin yerine getirilip getirilmediği hususudur. İslamistlere göre, dinî vecibeler bireysel tercihlerin ve özgürlüklerin nerede başlayıp bittiğini göstermektedir. İslamist yaklaşıma göre, insanlar dinî vecibelerini kendi rızalarıyla yerine getirirlerse, bu tercih edilen bir durumdur. Ancak dinî vecibeler konusunda fertlerin farklı bireysel tercihlerde bulunmalarından ve bu değişik tercihlerin gereklerini özgürce yerine getirmelerinden pek de memnun olmamaktadırlar. Bu dar yaklaşımın aksine, liberal düşünce çok kapsamlı bir din özgürlüğü anlayışı ortaya koymaktadır. Liberal düşünce açısından, birey istediği dinî vecibeyi yerine getirip getirmemekte, yeni bir dinî, felsefî ideolojiyi ya da ahlâk sistemini benimsemekte hür olmalıdır ve din konusunda maksimum düzeyde özgür olmalıdır. Liberalizm, din özgürlüğüne sadece dindarların özgürlüğü olarak bakmamaktadır. Liberalizm, dindarların özgürlüğü kadar din dışı ya da din karşıtı görüşleri benimsemek isteyenlerin özgürlüğünü de din özgürlüğünün bir parçası olarak değerlendirmektedir. Başörtüsünü takmak kadar takmamak da din özgürlüğünün bir gereğidir. Bir İslamist, konuya sadece başörtüsünü takma özgürlüğü açısından yaklaşırken bir liberal hem takma hem de takmama açısından yaklaşmaktadır. Bir liberal için önemli olan, dinî alanın özgür ve çoğulcu niteliğinin sürekli olarak korunmasıdır. Bundan dolayı, liberaller, bireyin istediği zaman özgürce bir dinden çıkıp bir başka dine geçmesini (free entry ve free exit) din özgürlüğünün ve çoğulculuğunun korunmasının olmazsa olmazı kabul etmektedir. 

İnsanların farklı yaşam tarzlarını, dinleri ve felsefî görüşleri benimsemeleri, bir üstünlük ya da küçümseme nedeni olamaz. Liberal düşünce, her bireyin kendisini tatmin eden inancı ya da yaşam tarzını seçebilecek aklî yeteneğe sahip olduğunu kabul ederek bireye güven duyan bir yaklaşım ortaya koymaktadır. Bir inancın ya da yaşam tarzının bir diğerine göre daha düşük olduğu gerekçesiyle daha az özgürlüğe layık olduğunu savunmak, liberal düşünce ile bağdaşmamaktadır. Asıl önemli olan bütün görüşlerin, inançların ve yaşam tarzlarının özgürce yaşanmasıdır. İslamcı kesimin önemli kalemlerinden bir köşe yazarı, ilkeli ve tutarlı bir şekilde din özgürlüğünü savunan liberal bakış açısından rahatsızlık duymaktadır. İslamcı köşe yazarına göre, liberal bireysel özgürlük kavramı, punkçunun saç modeliyle başörtüsünü kişisel bir tercih olarak aynı düzeyde eşit görmektedir. Doğal olarak liberal düşünce, punkçunun yaşam tarzını da dindar kadının başörtüsü takma özgürlüğünü de savunmaktadır. Liberal düşünce, genel bir özgürlük çerçevesi sunmakta, onun içinin doldurulmasını ise bireylere bırakmaktadır. Birey, bu genel özgürlük çerçevesi içerisinde isterse saçına punkçular gibi şekil verebilir, isterse baş örtüsü takabilir. Dinî yaşam tarzının, punkçuluk gibi din dışı bir yaşam tarzına daha üstün olduğu şeklindeki bir yaklaşım özgürlükle bağdaşmamaktadır. Burada sorun, liberal düşüncede değil, İslamcı yazarın özgürlük karşıtı bakış açısında yatmaktadır. Punkçunun saç modelini küçümsediği belli olan İslamcı yazar, başörtüsünü yüceltmekte ve onun daha çok özgürlüğe layık olduğu mesajını vermeye çalışmaktadır. Başörtüsünü yasaklamak dindar bir bayan için ciddi bir insan hakları ihlâli olduğu gibi punkçunun yaşam tarzına yapılacak müdahale de aynı ciddiyette vahim bir insan hakları ihlâli anlamına gelmektedir. İslamist yazarda tezahür eden bu küçümseyici bakış açısının din özgürlüğünün ve çoğulculuğun özüne tamamen karşıt bir zihinsel durumun yansıması olarak değerlendirmek mümkündür. 

Liberal düşüncede özgürlük ve demokrasi birbiriyle ilişkili, ancak birbirinin aynı olan şeyler değildir. Liberaller, başörtüsünü takmayı bir insan hakkı ve din özgürlüğünün bir gereği olarak savunmaktadır. Özgürlük ve demokrasi arasındaki ilişki, İslamcı yazarımızın sandığı gibi her zaman birbirinin aynı değildir. Konuyu bir örnekle açıklayalım. Örneğin Ramazanda Müslümanların çoğunlukla yaşadığı bir şehirde restoranların tamamı kapalı olsun. Müslümanların Ramazan dolayısıyla restoranlarını kapatmalarını demokratik olarak niteleyebiliriz. Ama bu tutum, demokratik olmasına rağmen özgürlükçü değildir. Azınlıkta bile olsa oruç tutmayan insanların bir restorana gitme seçeneğine sahip olmaları özgürlüğün bir gereğidir. 

İslamist köşe yazarı, liberallerin İslamcılardan özgürlükçü bir dil kullanarak taleplerini dile getirmelerini istediklerini yazmaktadır. İslamcılar dahil bütün görüşlerin, kendi orijinal dillerini kullanmaları liberal özgürlük anlayışının bir gereğidir. İslamcı yazarın sandığının aksine, liberaller İslamcıların taleplerinin kendileri tarafından dile getirilmesini ya da İslamcılardan liberal bir dil kullanmalarını istememektedir. Böyle bir talep olmadığı gibi bu şekilde bir istekte bulunmaya ihtiyaç da yoktur. Ancak farklı görüş ve inançlara mensup insanların, özgürlük arayışlarında liberal fikriyattan etkilenmeleri ve yararlanmaları doğaldır ve gerekli olan bir ihtiyaçtır. Doğal olmayan şey, insanların liberal fikriyat ile olan etkileşimini dinî ya da ideolojik bağnazlık adına engellemeye çalışmaktır. İnsan onurunu, özerkliğini ve özgürlüğünü ilkeli ve tutarlı bir şekilde savunan liberal düşüncenin, İslamcılar dahil herkesten sadece tek bir talebi olabilir: O talep de yapay bir şekilde değil, sahici ve sahih anlamda özgürlüğü savunmaktan başka bir şey değildir. 

Liberal Düşünce Topluluğu GMK Bulvarı No: 108 / 17 Maltepe, 06570 Ankara, Türkiye, T: + (+90) 312 2316069 – 231 1185, F: + (+90) 312 2308003, info[at]liberal.org.tr
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır.Web sitesi içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka web sitelerine, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ve web ortamında ya da başka biçimde alenileştirilemez, basılıp çoğaltılamaz. © 2013
Web Tasarım
Sayfa başı