Liberal
Liberalizm ve Türkiye, Vahap Coşkun

Liberalizm ve Türkiye

 

17/08/2003 

 

VAHAP COŞKUN 

Türkiye'nin fikir hayatının hiçbir döneminde, liberalizmin teorik ve pratik olarak bilinmesini ve özümsenmesini mümkün kılacak bir entelektüel birikim yaratılamadı. Liberal teoriye evrensel çapta katkı yapacak orijinal eserleri bir yana bırakın, liberalizmin ABC'si sayılacak temel eserler bile Türkçe'ye çevrilmedi. Bu nedenle, bu ülkenin eğitimli insanları dahi, bu zengin düşünceyle tanışma olanağı bulamadı ve sonuç olarak liberalizm, en az bilinen kavramlardan biri oldu. 
Bilinmeyen şey korkutucudur ve çoğunlukla da nefretin yöneltildiği obje işlevi görür. Türkiye'deki tüm siyasal akımlar da, tarihi süreklilik içerisinde, bilmedikleri liberalizminden nefret ettiler, onu "mutlak bir kötülük sembolü olarak" sundular. İster sağda, ister solda yer alsın bütün akımlar, liberal ilkelerin savunulmasından rahatsız oldular ve liberalizme karşı büyük bir tiksinti duydular. Sol siyaset yapanların indinde liberalizm; aşırı bireyciliğin, bencilliğin, köşe dönücülüğün ve sömürünün adıydı. Milliyetçi-muhafazakârlar için liberalizm, "Batı taklitçiliği" ve "kültürel köksüzlük" demekti. Devlet erkanı; liberalizmden, "ortadan kaldırılması gereken bir düşman"ı anlıyordu. Nitekim 1930'lu yılların başında, dönemin CHP Genel Sekreteri Recep Peker, "liberal demek vatan haini demektir" derken, otoriter devlet geleneğinin, liberalizme hayat hakkı tanımayacağını net bir şekilde ifade ediyordu. İşin daha da vahimi "liberal" olma iddiasındaki siyasal partilerin bile, sadece ekonomik alanda liberalizmi savunduklarını, ama kültür ve siyasette milliyetçi-muhafazakâr bir bakışa sahip olduklarını belirtmeleriydi. Özetle, ne sağa ne sola yaranan liberalizm, deyim yerindeyse iki cami arasında binamaz kaldı. 

Önce birey 
Türkiye'de liberalizm karşıtı düşüncelerin bu kadar çok rağbet görmesinde birçok nedenler sıralanabilirse de, burada sadece iki tanesini belirtmekle yetineceğim. Kanaatimce, liberalizm karşıtlığının oluşmasında birincil derecede rol oynayan etken; toplumsal yapı ve kültürümüzde cemaatçi ve otoriter eğilimlerin ağır basmasıdır. Liberal düşüncenin odağında "özerk birey" yer alır. Bu birey, diğer bütün insanlarla eşit yaratılan ve eşit insanlık onuruna sahip olan biricik değerdir. O, hem kendi yaşamı için neyin iyi olduğunu bilebilme imkanına hem de siyasal yönetimlerin izlediği politika ve uygulamaları takdir etme yetkisine sahiptir. Özgür düşünen ve özgürce eylemde bulanan birey; hiçbir amacın aracı olarak kullanılmaz; o, kendi başına bir amaçtır. Bu nedenle bu biricik amaç/değer, her türlü kollektivizme karşı korunmalı; ne Hegel'deki gibi devlete adanmalı, ne Marx'ta olduğu gibi muhayyel bir sınıfsız topluma kurban edilmeli ne de Lenin'deki gibi öncü bir partinin insafına terk edilmelidir. Kant'ın ifadesiyle "makineden fazla bir şey olan insan (birey)", her türlü değerin ve amacın ötesinde korunması gereken tek değer ve amaçtır. 
Liberalizmin bu derece önem atfettiği "özerk birey", Türk siyasal düşüncesinde olumsuz bir kategori olarak algılanır. Birey; cemaati, toplumu ya da partiyi "bozan", "bölen" veya en azından "çözen" bir unsur olarak görülür. Bu nedenle liberalizmin parolası olarak kullanılan 
"bırakınız yapsınlar" çağrısı, Türkiye'nin hem solcularını hem de sağcılarını dehşete düşürür. Mustafa Erdoğan'ın özlü anlatımıyla; 
"Gerçekten insanların kendi kaderlerini tayin etmeleri düşüncesiyle ilişkili bulunan müsedekar 'bırakınız yapsınlar' düsturunun; insanların dışarıdan bir otorite eliyle yönlendirilip 'hizaya sokulmasını', samimiyetle, gayet tabii gören bir kültürde benimsenmesini beklemek gerçekçi olamaz. Böyle bir kültürün şiarı, olsa olsa 'sıkı tutun bırakmayın' nidası olabilir." 
İkinci olarak, Türkiye'de liberalizm hakkındaki olumsuz yargıların oluşmasında aydınların rolü üzerinde durulmalıdır. Bugün "demokrasi uygarlığı"nın gerçek özünü liberal değerler oluşturur; ama Türkiye'de liberal değerlere ilişkin olarak dillendirilenlerin büyük bir kısmı aydınlatıcı olmaktan uzaktır. Liberal teori hakkında derinliğine bilgi edinmeyen aydınların önemli bir bölümü, her defasında "bırakınız yapsınlar" ifadesini adeta bir küfür niyetinde kullanıyor; liberalizm ile ahlâk arasında olumlu bir ilişkinin bulunmadığını söylüyor ve liberalizmi "vahşi kapitalizmin-orman kanunlarının" hüküm sürdüğü bir sistem olarak betimliyorlar. Böylece aydınlar, özünde özgür ve özerk bireyin yaşamını dilediği gibi düzenlemesine dayanan liberalizmi anlamaya/anlatmaya çalışmak yerine; toplumda varolan cemaatçi hakim anlayışa dayanarak, bu bireyci anlayışa karşı alaycı, küçümseyici, hakaret edici bir tavır takınıyorlar. Asıl üzüntü ve esef verici olan da budur. Zira, sokaktaki insanın bu konularda kayıtsızlığı anlaşılabilir, ama aydınların da, siyaset düşüncenin bu zengin kaynağı hakkında aynı paralelde hareket edip düşünmesi üzücüdür. Eflatun şöyle diyor; 
"Karanlıktan korkan bir çocuğu pekala bağışlayabiliriz. Gerçek trajedi, aydınlarımızın aydınlıktan korkmasıdır." 

Türkiye'nin sorunu 
Bugün Türkiye'nin, siyasal ve ekonomik yapısını halen çağdaş standartlara ulaştıramamış bir ülke olmasının temelinde, liberal değerlerin içselleştirilmemesi yatar. Çünkü liberalizm, insanı merkez alan yapısı ve özgürlük-§eşitlik anlayışıyla, insanlığın gelişmesinde her biri dönüm noktası olacak önemdeki olan genel ve eşit oy, temsil ve vekalet, parlamenter meşruiyet gibi kavramların, hukuk devleti, bağımsız yargı, temel hak ve özgürlükler, demokrasi gibi ilkeler ve kurallar bütününün temelini oluşturmuştur. Bu itibarla, liberalizmin ne olduğunu bilmek, aktüel birçok sorunumuzun çözümü açısından çok büyük önem taşımaktadır. Bu konularda yapılacak çalışmalar ve üretilecek olan bilgi, Türkiye'nin dünya ölçeğindeki güncel gelişme ve eğilimleri hem pratik hem de teorik düzeyde takip edebilmesini sağlayacak ve gerekli değişim ve dönüşümlerin gerçekleştirilmesinin önünü açacaktır. Bugün itibariyle ülkemizin en çok gereksinim duyduğu şey de budur. 

Liberal Düşünce Topluluğu GMK Bulvarı No: 108 / 17 Maltepe, 06570 Ankara, Türkiye, T: + (+90) 312 2316069 – 231 1185, F: + (+90) 312 2308003, info[at]liberal.org.tr
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır.Web sitesi içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka web sitelerine, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ve web ortamında ya da başka biçimde alenileştirilemez, basılıp çoğaltılamaz. © 2013
Web Tasarım
Sayfa başı