Liberal
Serbest Piyasa Ekonomisi Avrupa Turu, 12 Mayıs 2012

Avrupa Dönüm Noktasında: Avrupa Kölelik Yolu’nda mı?

12 Mayıs 2012, Ankara

Hotel İçkale, GMK Bulvarı No: 89

 

Avrupa, kamu borçları krizinde ve pek çok kişiye göre çözüm daha çok devlet müdahalesi ve kamu harcamaları. Krizin sebepleri nedir; serbest piyasa mı devlet müdahalesi mi? Refah devleti çare mi yoksa krizin asıl kaynağı mı? Devlet mi bize bakmalı yoksa artık başımızın çaresine kendimiz mi bakmalıyız? İlk oturumda Avrupa politikaları çerçevesinde, mevcut krizin sebepleri ve gelecek nesillere etkileri tartışılacak.

Mevcut krizin sonucunda, özellikle Avrupa’da, pek çok siyasetçi ve sözde uzmanlar Avrupa seviyesinde hızla büyüyen kamu açıklarının bir çözümü olarak daha çok uyum politikasını gösteriyor. Oysa, çeşitlilik zenginlik ve refahımızın temel kaynağı değil miydi? Merkezî Avrupa Hükümeti’nin etkileri ne olacak? Avrupa politikaları ve sonuçları ile krize karşı yeni ve yaratıcı çözümler ikinci oturumda ele alınacak.

Avro Avrupa kimliğinin ayrılmaz bir parçası mı? Ortak pazar kurmanın temel aracı mı? Yoksa sadece bir mübadele vasıtası mı? Avro, entegrasyon için bir motor mu yoksa daha fazla çatışmanın potansiyel bir kaynağı mı? Avro’nun alternatifi var mı? Son oturumda; altın standardı; farklı para birimlerinin tedavüle girmesi gibi kademeli fonlara yönelik alternatifler değerlendirilecek.

2012 Serbest Piyasa Ekonomisi Avrupa Turu (Free Market Road Show) serisinin Türkiye ayağını Liberal Düşünce Topluluğu, Friedrich Naumann Vakfı’nın katkılarıyla 12 Mayıs 2012 tarihinde Ankara’da düzenledi. “Avrupa Dönüm Noktasında: Avrupa Kölelik Yolunda mı?” başlığıyla düzenlenen toplantıda, Avrupa Birliği’nin merkeziyetçi ve uyumlulaştırıcı / harmonize edici politikalarının Avrupa’nın içine girdiği ekonomik krizin kaynağı olduğuna işaret edilerek, Avrupa’nın çeşitliliğin, çoğulculuğun, serbest ticaret ve serbest piyasa ekonomisinin böylece barış ve zenginliğin temin edilmeye çalışıldığı bir yer haline getirilmesi gerektiğine dikkat çekildi.

Avusturya Ekonomi Merkezi(http://www.austriancenter.com/)  ve Hayek Enstitüsü(http://www.hayek-institut.at/index.php) tarafından başı çekilen toplantı Liberty Fund, Avrupa Ekonomik Gelişme Koalisyonu (ECEG)( http://www.austriancenter.com/) ve Özgürlük için Avrupa Öğrencileri(http://studentsforliberty.org/) kuruluşlarıyla Friedrich Naumann Vakfı’nın destekleriyle gerçekleştirildi.

12 Mayıs’ta Ankara’da İçkale Otel’de düzenlenen toplantının açış konuşmalarını TBMM AB’ye Uyum Komisyonu Başkanı, İzmir Milletvekili Prof. Dr. Mehmet Tekelioğlu ile Avusturya Ticaret Ateşesi Konstantin Bekos yaptı. Tekelioğlu AB’nin barış içinde birarada varolmak için kurulduğunu ve “Kölelik Yolu’na” doğru gidişin bir paradoks olduğunu hatırlatarak Yunanistan’ın Avro’ya dahil olmasaydı bugün nasıl bir durumda olacağını; mevcut iktisadî krizle Arap Baharı’nın birbirine etkilerini merak ettiğini kaydetti. Bekos ise Avrupa Birliği’nin din birliği olmadığını vurguladı.

Daha sonra “Avrupa Birliği ve Özgürlük” üzerine özel bir açış konuşması yapan İstanbul Ticaret Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı, LDT’nin kurucularından Prof. Dr. Mustafa Erdoğan, Avrupa Birliği’nin demokrasi ve insan haklarını tesis etme arzusu ile birlikte iddialı ve ihtiraslı bir yolda, ulus devletlerin iddiasına benzer şekilde, merkezî bürokratik bir kurum olma eğiliminin bireysel özgürlüklerimizi ve serbest piyasa ekonomisini tehdit ettiğini not etti.

“Bireycilik mi Kollektivizm mi, Devletin Vatandaşa Maliyeti Nedir?” konulu, Rekabet Kurumu Başkan Yardımcısı Prof. Dr. Metin Toprak’ın başkanlık yaptığı ilk oturumda, Aydın Üniversitesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Güneri Akalın ancak % 10’luk bir maliyetin devlet tarafından sürdürülebilir olacağını yani düz % 10 verginin makul olduğunu ve Yunanistan ekonomik krizinin liberal politikaların geçerliliğini tartışmayı mümkün kıldığını söyledi. Liberal Düşünce dergisi yardımcı editörü Buğra Kalkan hukukun üstünlüğü ile piyasa ekonomisi arasındaki ilişkinin krizlerdeki payına dikkat çekti. Devlet müdahalelerinin ve düzenlemelerin piyasanın zenginlik yaratan süreçlerine zarar vermemesi; istisnaların bireylerin özel hayatına müdahale etmemesi gerektiğine ve fiyat mekanizmasının işlerliğine vurgu yaptı. Amerikalı İşadamı Terry Anker, krizlerde hayatı mahvolan ve cesaretlerini kaybeden insanları düşündüğünü; bireyciliğin ve ticaretin özgürlüğümüzü korumak ve sorumluluk sahibi olmak açısından önemini anlattı.

Takip eden ikinci oturumda uyum mu rekabet mi; büyüme yolunda hangisinin daha etkili olduğu tartışıldı. Gürcistan Yeni Ekonomi Okulu’ndan Paata Sheshelidze’nin başkanlık ettiği oturumda Aksaray Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Acar, Avrupa’nın reformcu lider eksikliği, yaşlanma ve malî kriz gibi sorunlarının olduğunu; buna karşılık parasal birlik ile malî birliğin birbirinden ayrılması gerektiğini rekabet kurallarında uyumlulaştırma yapılırken piyasayı engelleyen kuralların kaldırılması gerektiğini söyledi. YBÜ’den Doç. Dr. Fuat Oğuz sermayenin mobilize iken idarenin merkezî olmasının bir çelişki olduğunu söyleyerek, hükümetlerin rekabet edebilmesi gerektiğini; aksi takdirde piyasadaki rekabette olduğu gibi idarede müşevvik sorununun ortaya çıktığını söyledi. AB Bürokrasisinin kuralları kompleks tutarak kontrolü daha kolay hale getirdiğini not etti. Avrupa’daki Ekonomi Politik Merkezi Başkanı Dr. Razeen Sally, AB’nin başlangıcından sonraki gelişmeleri anlatarak önce küçüklük iddiasındayken sonra supranasyonal bir birlik olmaya yöneldiğini, böylece Avrupa Merkez Bankası vasıtasıyla fiskal birliğe gittiğini, bunun da Euro’yu dağıtmaya götüreceğini kaydetti. İdeal olanın pek çok sayıda İsviçre’nin ortaya çıkmasının olacağını söyledi. Avrupa Ekonomi Çalışmaları Enstitüsü Direktörü Prof. Dr. Pierre Garello krizlerle karşılaşıldığında genellikle ilk akla gelenin vergilerin artırılması olduğunu hatırlatarak bireylerin hatalarından öğrendiğini ancak siyasetçilerin hatalarından ders almadığını bunun da maliyetinin vatandaşlara kesildiğini kaydetti.

Son oturumda konu “Avro mu Güçlü Para mı” idi. Avrupa Para Biriminin durumunun gelecekte nasıl olacağının konuşulduğu oturumda Amerika’daki FreedomWorks (Özgürlük İşe yarar) adlı kurumdan iktisatçı Matt Kibbe konuştu.  Yeni Ekonomi Okulu’ndan Gia Jandieri Gürcistan’ın ekonomik alandaki gelişmelerinden bahsetti. LGT Grup’tan Prinz Michael von Liechtenstein Avro’nun entegrasyon için bir motor olup olmadığını tartıştı. The Wall Street Journal’dan John Fund Türkiye’nin kalabalık nüfusuyla AB’ye üye olmasının AB için bir zorluk olup olmayacağının, başka bir ifadeyle AB’nin Türkiye’yi absorbe etmesinin mümkün olup olmayacağının tartışılması yerine iyi giden ekonomisi gözönüne alındığında AB’ye üyelikle AB’nin merkeziyetçi yapısını ve kriz içindeki ekonomisini Türkiye’nin sindirmekte zorlanacağının tartışılması gerektiğini söyledi. Oturuma başkanlık yapan iktisatçı Ünsal Çetin ise Türkiye’nin mevcut iktisadî ve malî politikalarının orta vadede Türkiye’yi krize götürebileceği konusunda ikaz etti.

Programı ilgiyle takip edenler arasında akademisyenler, bürokratlar, siyasetçiler, gazeteciler ve işadamları yer aldı. Katılımcılar, popüler gündemin aksine serbest piyasanın değil iktisadî krizlerin ana kaynağının merkezileşme, devlet müdahalesi, uyumlulaştırma ve ortak para politikalarının olduğunu tartışarak barış ve refah içinde yaşamak için siyasî ve iktisadî özgürlüklerimizi koruyan kurumları yeniden değerlendirmiş oldu.

Liberal Düşünce Topluluğu GMK Bulvarı No: 108 / 17 Maltepe, 06570 Ankara, Türkiye, T: + (+90) 312 2316069 – 231 1185, F: + (+90) 312 2308003, info[at]liberal.org.tr
İşbu sitenin tüm hakları saklıdır.Web sitesi içerisindeki resimler, yazılar kaynak gösterilse dahi, izin alınmadan başka web sitelerine, ticari yayınlara aktarılamaz, kopyalanamaz, internet ve web ortamında ya da başka biçimde alenileştirilemez, basılıp çoğaltılamaz. © 2013
Web Tasarım
Sayfa başı